Kategori Sosyal Medya

LinkedIn’in son dönemde herkesin dikkatini çeken bir bir yeniliği var. Yeniliğin adı Pulse yayın/gönderi özelliği. 2013’te LinkedIn tarafından satın alınan yayın platformu Pulse geçen süreçte LinkedIn’e eklemlendi ve çok sayıda kullanıcı tarafından yayın/makale amaçlı kullanılmaya başlandı. LinkedIn Pulse, “Bilmeniz gereken haberler ve içgörüler” alt başlığı LinkedIn kullanıcılarına çeşitli yazılar sunuyor.

Hem mobil uygulamada hem de web sitesinde, LinkedIn hesabınızdan takip ettiğiniz kişiler bir gönderi/post yayınladıklarında hemen bir bildirim oluşuyor ve yazıdan haberdar oluyorsunuz. Dr.Sertaç Doğanay tarafından yayınlanan bir blog yazısı sayesinde bu yayın özelliğinin nasıl kullanıldığını görmüş oldum.

Yayın gönderme özelliği tanımlanmış olan kullanıcılar, Yayın oluştur opsiyonuyla tıpkı blog yazısı yazar gibi LinkedIn’de yazı yayınlayabiliyorlar. Görsel düzenleme editörü de bulunan bu özellik sayesinde tıpkı blog yazısı oluşturur gibi yazı oluşturulabiliyor ve yayınlanabiliyor. Pulse özelliğinin LinkedIn kullanıcılarına en büyük avantajı  Sertaç Doğanay yazısında şöyle açıklıyor:

Normal şartlarda herhangi bir durum güncellemesi (status update) yaptığınızda, yani bir fikir, haber, fotoğraf paylaştığınızda bağlantılarınızın %10-20 kadarı bunu görebiliyor…LinkedIn pulse gönderi yayınlama özelliğini kullanarak bir gönderi (post) yayımladığınız zaman, bu bir bildirim (notification) olarak tüm bağlantılarınıza bildiriliyor.”

Bu Pulse üzerinden yazı yayınlayanlar için inanılmaz büyük bir avantaj. Tüm bağlantılarınız tüm yazdıklarınızdan haberdar olacak anlamına geliyor. Ayrıca LinkedIn tarafından yazarlara ayrı bir yayın sayfası ve önemli istatistikler de sunuluyor. Siz de Pulse sayfasına girdiğinizde ilgi alanınıza giren konuları ve kişileri takip edebilirsiz ve LinkedIn şu anda Pulse içeriklerini önde tutuyor ve sürekli olarak ana sayfanın baş tarafında öneri olarak sunuyor.

LinkedIn temmuz 2014’te Newsle adlı şirketi de satın alarak üyelerin ilgilendiği içerikleri üyelerine sunma işlemini güçlendirmeye devam edeceğini gösterdi. Burada LinkedIn’in içeriği kendi bünyesinde tutarak kullanıcıların LinkedIn’den çıkmaması amacı güttüğünü ve LinkedIn’i iş dünyası için daha etkili hale getirmeye başladığını görüyoruz.

Bu kullanım şekli blog yazılarını ve blog yayınına benziyor. Çünkü aynı zamanda sistem içinde bir abonelik sistemi de barındırıyor ve Linkedin mobil uygulamasında bu yazılar blog içeriklerine göre çok daha rahat şekilde okunuyor. Bu durum blog yazısı yazan kişilerin içeriklerini LinkedIn’e eklemesine ve blog yazılarına LinkedIn’den gelen kullanıcıların azalmasına yol açabilir. Yazılan yazı sayısı arttıkça özellikle mobil kullanıcıların LinkedIn içinde kalacağını ve yazıları oradan okuyacağını düşünüyorum.

Pulse blog yazarları haricinde LinkedIn içinde blogu olmayan ama yazma potansiyeli olan kişileri de tetikleyecek ve LinkedIn içinde ciddi bir bilgi/yayın akışı sağlayarak LinkedIn kullanıcılarına önemli bir katma değer sağlayacak gibi görünüyor. İlerleyen süreçte Pulse aracılığıyla yazan kişilerin kendilerine blog açarak yazılarını özel bloglarına taşıma ihtimalleri de olabilir. Bu aynı zamanda yeni blog yazarlarının ortaya çıkmasını sağlayarak blog dünyasına katkı da sağlayabilir.

Pulse konusunda gözlemlediğim tek problem yayıncılar için iyi olsa da çok fazla bağlantısı olan kişilerin her gün çok sayıda LinkedIn bildirim alması. Bu yazılar zaten ana ekrandan takip edilebilir ama şu an bağlantılarınızın pulse paylaşımların bildirim olarak gösteriyor. Muhtemelen bu servis yaygın olarak kullanıldığında LinkedIn bu durumun bildirimlerde çıkmasının isteğe bağlı hale gelmesine izin verecektir.

Bu blogu yeni keşfettiyseniz ve bu yazıyı beğendiyseniz Dijital İKİK ve YönetimSosyal Medyaİşveren Markası hakkındaki yazılarımı okuyabilir ve Twitter hesabımı takip edebilirsiniz.

“Kariyer 2.0 – Değişen iş dünyasında, başarılı bir kariyerin yeni yolları” kitabıma İdefix,  D&R ve Babil.com ve Seslenenkitap‘tan ulaşabilirsiniz.

Yorum yazın

Yorum