Kategori Dijital İK

Zeki Müren’de bizi görecek mi?

Vizontele, yaşadığımız kültür şokunu en iyi anlatan filmlerden biridir.  Filmde Televizyondan sonra bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı vurgulanır. Filmin çok akılda kalan bir sahnesi var. Belediye başkanı “Şimdi radyoda Zeki Müren şarkı söylemiyor mu? Şimdi onu hem dinleyip hem de göreceksiniz” der. O sırada halktan biri ( Cem Yılmaz) “Zeki Müren de bizi görecek mi?” der. Aslında bu diyalog çift yönlü iletişimi vurgular, çünkü televizyon monologdur ve tek yönlü iletişim yapar. Oysa iletişim çift yönlüdür ve diyalogdur. Çünkü biz hem dinlemek, hem de konuşmak istiyoruz.

İnternet bu çift yönün diğer tarafını da başlatmıştı ama olay henüz yazışma/paylaşma formatındaydı. Akıllı cep telefonları ile olay daha da gelişti. Sonra diyaloğu kuvvetlendirici uygulamalar çoğalmaya başladı. Son yıllarda ortaya çıkan uygulamalar içinde en dikkate değer olanlardan biri ise Periscope. Bu uygulama sayesinde artık herkes bir yayıncı  olma potansiyeli taşıyor. Tek ihtiyacınız olan bir akıllı telefon ve bir internet bağlantısı. Artık hepimiz kendi Televizyonumuza sahibiz ve yayın başladı. Üstelik twitter tarafından da desteklendiği için canlı yayını duyurmak çok kolay.

Kısa sürede 1,5 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşan aplikasyonu kullananlar arasında kimler yok ki: Canlı yayın öncesi hazırlıklarını paylaşan TV sunucuları, konser öncesi kuliste çekim yapan dünyaca ünlü şarkıcılar, miting görüntülerini paylaşan politikacılar, ziyaret ettikleri yerlerden görüntüleri -özellikle sokak müzisyenlerini çekmek revaçta- paylaşan turistler… Akıllı Telefonunuza ücretsiz olarak indireceğiniz uygulama ile istediğiniz yerden ve istediğiniz zaman yayın yapmanız artık mümkün.

“Mesela ben bu blog yazısınız hazırlarken küçük bir deneme yayını yaptım. ”

Bu kadar ses getiren ve daha da getireceğe benzeyen uygulamanın İnsan Kaynakları alanına da önemli etkileri olacak gibi görünüyor. Bu etkilerin neler olabileceğini Müge ile düşündük ve 3 konu başlığı altında bir Füzyon yazısı* olarak derledik:

1- Mülakat ve İşe Alım

Sağladıkları maliyet ve zaman avantajı nedeniyle uzaktan mülakat yapmaya imkan veren uygulamalar giderek daha popüler hale geliyor. Şu anda kullanılan Dijital Mülakat uygulamalarına yakın gelecekte ihtiyaç kalmama durumu olabilir. Eğer şu anda yaşadığı kesinti sorunlarını aşarsa, Periscope tüm bu uygulamalara rakip olabilecek nitelikte. Dijital mülakat alanında faaliyet gösteren şirketlerin nasıl daha fazla katma değer sağlayabilecekleri üzerinde önemle durmaları gerekiyor, çünkü şu anda iş alanlarına güçlü bir rakip geliyor. Periscope şu an en ilkel haliyle karşımızda. Bunun birkaç yıl içinde gelişmiş versiyonunun neler yapacağını hayal bile edemiyoruz.  Çok daha yüksek internet bant aralığında kamerası daha gelişmiş telefonlar çok daha güzel yayınlar ortaya koyabilir.

2- İşveren Markası​

Bu uygulama ile şirketler işveren markalarına olumlu katkı sağlayabilirler. Şirket içi üst düzey yöneticilerinin katılımıyla canlı yayın soru-cevap oturumları düzenleyerek hedef kitleleri ile daha yakın temas kurabilirler. Daha önce şirketlerin Kariyer sayfalarında yöneticileriyle yaptıkları soru cevapları artık Periscope üzerinden yapabilirler. “CEO’muz Periscope’ta sorularınızı yanıtlayacak” başlıklarını görmeye az kaldı. Toplantı yerine anlık Private yayınlar yaparak hem mobil çalışanlarına hem de ilgili şirket çalışanlarına Periscope üzerinden duyurabilirler.

Şirket etkinliklerini Periscope üzerinden canlı yayınlayabilirler. Kariyer günü etkinliklerini Periscope üzerinden canlı yayınlayabilirler. Katıldıkları konferans ve zirvelerde kendi oturumlarını canlı yayınlayabilir.

İş ilanları Periscope aracılığıyla yayınlanabilirler. Bu markaya büyük sempati ve samimiyet katacaktır. (Canlı yayında olmasa bile Periscope yayınlarını kaydettiği için sonradan da hedef kitle tarafından izlenebilir)

Şirket içi anlık yayınlar yapılarak şirket çalışma ortamı anlatılabilir. Şirket çalışanları ile kısa söyleşiler yapılabilir. ( Bu belki de daha önce de yapılıyordu ama Periscope bunu canlı yayın halinde sunduğu için daha heyecanlı / Sempatik hale getiriyor.)

3- Öğrenme & Gelişim

Periscope’un eğitim ve gelişim programlarında devreye alınmasıyla eğitim sınıfından canlı yayın yaparak daha geniş kitlelere ulaşmak veya şirketteki konu uzmanlarının katılacağı soru-cevap oturumları ile güncel bilgilendirmeler yapmak mümkün olabilir. Bu da sosyal öğrenmeyi ve dolayısı ile öğrenme etkinliğini arttıracaktır.​ Özellikle yeni ürün / hizmetin şirket içi eğitimlerinde çok yararlı ve pratik bir şekilde kullanılabilir.

Tabi madalyonun bir de öbür yüzü var. Çalışanların ve şirketi ziyarete gelen kişilerin bu uygulama aracılığı ile her an yayın yapabileceğini unutmamak gerek. Özellikle üretim yapan şirketler ya da şirket içi gizlilik içeren bölümler / toplantılar için Periscope kullanımı sıkıntı yaratabilir.  Uygulamayı yasaklamak çözüm olmayacaktır. Bununla beraber şirketlerin proaktif davranıp çalışanlarının Periscope kullanımıyla ilgili regülasyon çerçevesini belirlemeleri profesyonelce olacaktır.  Hatta çalışanlarına Periscope üzerine bir eğitim aldırıp içine Periscope kullanımı ile ilgili politikalarını da bu eğitime ekleyebilirler de. Yoksa direkt negatif ve yasakçı yaklaşımlar özellikle genç çalışanlar arasında hoş karşılanmayabilir.

Periscope ile “Zeki Müren de bizi görecek mi” kısmını aştık :)  Artık hepimiz birer yayın kanalıyız. Peki İnsan Kaynakları Monologdan diyaloğa hatta yayın kanalına geçmeye hazır mı? Üstelik bunu anlık olarak ve herkesin gözü önünde yapmayı başarabilecek mi? Gerçek zamanlı iletişim de diyebileceğimiz Periscope ve benzeri uygulamalar İnsan Kaynakları departmanlarına ve İnsan Kaynakları bakış açısına farklılık getirebilir.

*Bu bir Füzyon blog yazısıdır. Müge Arslan ile birlikte yazdık. Füzyon blog yazısı; iki kişinin aynı konuda yazdığı iki ayrı yazının bir kişi tarafından birleştirilip (bir tür Co-authoring) yeniden yorumlanmasıdır.

Yorum yazın

Yorum