Çalışan mı, görev mi?

Göreve uygun profilde insanlar mı bulmalıyız, yoksa insanlara göre görevleri esnetmeli miyiz? Görev tanımları mı önemli, insanların farklılıkları mı?

Bu bir Füzyon yazısıdır. Hocam Ahmet Eryılmaz ile birlikte yazdık.

Kişilik kuramları hâlâ tartışmalı. Bazıları der ki, Freudyen yaklaşım (kişilikler yaşamın ilk yıllarında oluşur ve bir daha değişmez) artık demode. Başka bir kurama göre, kişilikler, yaşam boyu devinen en güçlü tutumlarımızdan ibarettir. Sonuncunun doğruluk payı varsa, bilinmeyenlerle doluyuz.

Yetenek ve becerileri ayrı ayrı belirleyebilen gayet gelişkin ölçme-değerlendirme araçları var. Malum, yetenekler doğuştan gelir, beceriler yaparak kazanılır. Peki.. hangi işlerde yetenek şart? O işler becerilerle götürülemez mi? Bunu tam biliyor muyuz? O zaman sadece o profilin gerektirdiği yetenekleri aramak bizi yanıltmaz mı? Maliyetli seçeneğe yönlendirmez mi? Halbuki sadece potansiyel insanları bulmayı hedefleseydik, belki de onlara bu becerileri kazandırabilirdik. Devamını okuyun

Dijital İK ve Sosyal Medya

Dijital İnsan Kaynakları mı?

Peryön Popüler Yönetim (PY) dergisinin 59. sayısında “Dijital İK ve Sosyal Medya” isimli yazımla konuk yazar oldum. Yazıda internet ve sosyal medya ile birlikte değişen dünyayı ve bunun hem iş dünyasına hem de İK’ya yansımalarını Türkiye’den örneklerle anlattım. Bu büyük değişime ve aşağıdaki sorulara cevap bulmaya çalıştım.

İK departmanı veya İK yöneticisi olarak şirketinizin sosyal medyadaki gücünün farkında mısınız? Bu büyük değişimin neresindesiniz? İK süreçlerinizin ne kadarını dijitalleştirebildiniz? “Dijital okur yazarlığınız” var mı? Şirketiniz ve İK departmanınız “Dijital Ekosisteme” hazır mı?

Dijital İK ve Sosyal Medya başlıklı yazıya aşağıdaki görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu konudaki fikir ve katkılarınızı yorumlarda bekleyeceğim. Devamını okuyun

Know-How nedir? Neden atılır?

Dayak nedir, neden atılır?

Türkçe’ye tam olarak çeviremediğimiz “teknik-bilgi, bilgi, beceri, bilgi birikimi” olarak kötü bir çevirisini yapabileceğimiz “Know-How” bizim kültürümüzün çok yabancı olduğu bir kavram. Belki en iyi “bir şeyin nasıl yapılacağının bilinmesi/öğrenilmesi” şeklinde özetleyebiliriz ama önce aşağıdaki sahneyi izleyelim.

Dayak nedir ve neden atılır? olarak ünlenen bu sahne’de “Know-How” ile ilgili çok şey olduğunu düşünüyorum. “Müslüm denen bir hıyar varmış” ile başlayan sahne Müslüm’ün yaratıcı/kreatif dayağı ile sonlanıyor. Devamını okuyun

Geri bildirim hemen şimdi

Geri bildirim Türkiye’de yöneticiler tarafından en kötü yönetilen konulardan biri. Bu yüzden mutsuz çalışan ve mutsuz yöneticiler iş dünyasında çoğunlukta. Kültür yapımız ile ilgili bir şey midir bilinmez geri bildirim yapmayı ve geri bildirim almayı sevmiyoruz. Müdür seni odasına çağırıyor ile ateş seni çağırıyor arasında pek farkın olmadığı Türk iş dünyasında geri bildirim genellikle negatiftir. O yüzden kimse geri bildirimi sevmiyor ve istemiyor. Devamını okuyun