Dijital İnsan Kaynakları – HR Summit

7 Aralık’ta Alman-Türk ticaret ve sanayi odası tarafından düzenlenen HR Summit 2017 etkinliğine benimde içinde yer aldığım gönüllü oluşum 4ekip olarak biz de davet edildik  ve “Dijital İnsan Kaynakları/ “Bizim tasarımlarımız mı dijitalleşecek, dijital mi bizi dönüştürecek?” konulu oturumda paylaşımda bulunduk.

Dijital İnsan Kaynakları oturumunda, Müge Arslan ve Mehmet Eronat ile iş dünyasının /ticaretin dijital değişim sürecine ve İnsan Kaynaklarındaki dijital süreçlere değindik ve İnsan Kaynaklarında pratik olarak şimdi ne yapabileceğimizi örneklerle açıklayıp çeşitli tool/uygulama örnekleri paylaştık. Bu örnek uygulamalara aşağıdaki sunumdan ulaşabilirsiniz.

Davetleri için Alman – Türk Ticaret odasına ve Academia Marmara’ya, Sade ve farklı zirve sunumları + destekleri için Ahmet Eryılmaz ve Serdar Devrim‘e teşekkür ederim.

Çalışan Deneyimi ile fark yaratmak

Nasıl şirketler eninde sonunda “Müşteri Deneyimi”ne odaklanmak zorunda kaldıysa, İK’cılar da “Çalışan Deneyimi”ne odaklanmak zorundalar. Çünkü insan robot değil ve yaşadığı deneyimler sonucu edindiği duygular hayatında ve kararlarında kalıcıdır…

Türkiye’de iş dünyasında çoğu şey moda şeklinde gelişiyor. Özlük/bordro outsource ediliyormuş, hadi edelim. Koçluk aldırıyorlarmış tüm yöneticilerine, hadi biz de aldıralım. Terfiler için assessment center kullanıyorlarmış. Hadi biz de kuralım… Liste böyle uzayıp gider. Peki çalışan deneyimi de moda bir terim mi yoksa bir şirketi büyük oranda etkileyecek bir kavram mı?

Nasıl şirketler eninde sonunda “Müşteri Deneyimi”ne odaklanmak zorunda kaldıysa, İK’cılar da çalışan deneyimine odaklanmak zorundalar. Çünkü insan robot değil ve yaşadığı deneyimler sonucu edindiği duygular hayatında ve kararlarında kalıcıdır. Tabi çalışan deneyimi konusunu gündeme almak sadece İK departmanının kararı ile de olmaz. Şirket yönetimi bu kararı stratejik olarak almalı  ve desteklemeli. Çünkü yönetim desteği olmadan çalışan deneyiminin geliştirilmesi mümkün değil. Yönetim demek şirket kültürü demek. Çalışan deneyimi demek, şirket kültüründe çalışılacak demek. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı şeyler.

Devamını okuyun

Çalışan mı, görev mi?

Göreve uygun profilde insanlar mı bulmalıyız, yoksa insanlara göre görevleri esnetmeli miyiz? Görev tanımları mı önemli, insanların farklılıkları mı?

Bu bir Füzyon yazısıdır. Hocam Ahmet Eryılmaz ile birlikte yazdık.

Kişilik kuramları hâlâ tartışmalı. Bazıları der ki, Freudyen yaklaşım (kişilikler yaşamın ilk yıllarında oluşur ve bir daha değişmez) artık demode. Başka bir kurama göre, kişilikler, yaşam boyu devinen en güçlü tutumlarımızdan ibarettir. Sonuncunun doğruluk payı varsa, bilinmeyenlerle doluyuz.

Yetenek ve becerileri ayrı ayrı belirleyebilen gayet gelişkin ölçme-değerlendirme araçları var. Malum, yetenekler doğuştan gelir, beceriler yaparak kazanılır. Peki.. hangi işlerde yetenek şart? O işler becerilerle götürülemez mi? Bunu tam biliyor muyuz? O zaman sadece o profilin gerektirdiği yetenekleri aramak bizi yanıltmaz mı? Maliyetli seçeneğe yönlendirmez mi? Halbuki sadece potansiyel insanları bulmayı hedefleseydik, belki de onlara bu becerileri kazandırabilirdik. Devamını okuyun

Dijital İK ve Sosyal Medya

Dijital İnsan Kaynakları mı?

Peryön Popüler Yönetim (PY) dergisinin 59. sayısında “Dijital İK ve Sosyal Medya” isimli yazımla konuk yazar oldum. Yazıda internet ve sosyal medya ile birlikte değişen dünyayı ve bunun hem iş dünyasına hem de İK’ya yansımalarını Türkiye’den örneklerle anlattım. Bu büyük değişime ve aşağıdaki sorulara cevap bulmaya çalıştım.

İK departmanı veya İK yöneticisi olarak şirketinizin sosyal medyadaki gücünün farkında mısınız? Bu büyük değişimin neresindesiniz? İK süreçlerinizin ne kadarını dijitalleştirebildiniz? “Dijital okur yazarlığınız” var mı? Şirketiniz ve İK departmanınız “Dijital Ekosisteme” hazır mı?

Dijital İK ve Sosyal Medya başlıklı yazıya aşağıdaki görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu konudaki fikir ve katkılarınızı yorumlarda bekleyeceğim. Devamını okuyun

Know-How nedir? Neden atılır?

Dayak nedir, neden atılır?

Türkçe’ye tam olarak çeviremediğimiz “teknik-bilgi, bilgi, beceri, bilgi birikimi” olarak kötü bir çevirisini yapabileceğimiz “Know-How” bizim kültürümüzün çok yabancı olduğu bir kavram. Belki en iyi “bir şeyin nasıl yapılacağının bilinmesi/öğrenilmesi” şeklinde özetleyebiliriz ama önce aşağıdaki sahneyi izleyelim.

Dayak nedir ve neden atılır? olarak ünlenen bu sahne’de “Know-How” ile ilgili çok şey olduğunu düşünüyorum. “Müslüm denen bir hıyar varmış” ile başlayan sahne Müslüm’ün yaratıcı/kreatif dayağı ile sonlanıyor. Devamını okuyun

Kahrolası Sentetikler ve Robotlar

Robotlar “Bilinç” kazanmaya başlarsa ne olur?

İnsanlar ve sentetikler. Gelecek yüzyılın en büyük ayrımı bu olacak gibi görünüyor. Robotların tüm işleri yapmaya başladıkları ve “Bilinç” kazandıkları bir zaman. Synth isimli bu androidler neredeyse her meslekte çalışıyorlar. Yapay zeka ve beyaz yakalı robotlar üzerine daha önce yazmıştım. Son zamanlarda ortaya çıkan dizi ve filmler’de bu konu sıkça işlenmeye başladı.

Genç kız, zekisin, okumalısın diyen arkadaşına “Niye okuyayım ki? Zaten tüm işleri kahrolası sentetikler yapacaklar” diyor.  (Ayrı bir konu ama sonra insancıl yönü ortaya çıkıyor da en çok o yardım ediyor sentetiklere :)  Devamını okuyun